12 Şubat 2017 Pazar

Gerçekler ve gerçeküstü



Yaşantılarımızdaki gerçeklerin iyi veya kötü anlamda gerçeküstünün de üstüne çıktığı günlerde bazen çıkışı, bazen kaçışı sanatsal faaliyetlerde arıyoruz. Böyle günlerden birinde ziyaret ettim Kibele Sanat Galerisi’ni ve kendini “Fantastik Gerçekçiliğin” evrensel sanatçısı olarak nitelendiren Erol Deneç’in eserlerini tanıdım. 




Fantastik tarzın ilk Türk temsilcilerinden Deneç sadece bir ressam değil, aynı zamanda keman, ud ve sitar gibi müzik aletleriyle de yoğun şekilde uğraşan çok yönlü bir sanat insanı. Doksanlı yıllarda birikimini resim öğretmenliği yaparak öğrencileriyle de paylaşan Deneç’in eserlerinden oluşan  retrospektif 18 Şubat’a kadar gezilebilir.




Erol DENEÇ
 1941    İstanbul’da doğdu.
1962   Tatbiki Güzel Sanatlar (Misafir sanatçı ANTON LEHMDEN ile çalıştı.)
Fantastik ekolün ilk Türk temsilcisi oldu.
1964   Viyana Fantastik Resim Okulu kurucularından Ernst Fuchs’un davetiyle Viana’ya yerleşti ve ilk sergilerini açtı.
1965 - 1968    Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’nde Prof. Pauser ve değerli asistanı Hr. Vogel’in sınıfında Fantastik çalışmalarını sürdürdü. Akademiye devam ederken Fantastik ekolün ünlü sanatçılarıyla tanışıp onların çok sayıda sergilerine iştirak etti. Aynı yıllarda resim ve heykel sempozyumlarına katıldı.
1971   Rudi Bohm, Erol Deneç hakkında belgesel bir film çekti. Bu film Viyana 20. Yüzyıl Modern Sanat Müzesi’nde gösterime sunuldu.
1964 - 1973    Viyana’da ikamet edip Avrupa kültür şehirlerine inceleme seyahatlerinde bulunmuştur ve Türkiye’de başladığı Klasik Türk müziği çalışmalarına  keman ve ud ile devam edip, yanı sıra sitar ile Hint müziğine merak salmıştır.
1973  Viyana’da evlendi ve dört kızı, bir oğlu oldu.
1973  İçinde tabiat sevgisini keşfedip Alp Dağları eteklerinde bir tepeye yerleşti ve çalışmalarını sürdürüp Avrupa’nın en önemli şehirlerinde devamlı sergilere katıldı.
1982  Avusturya televizyonu ünlü rejisörü Wolfgang Lezowsky, Erol Deneç’in  belgesel bir filmini yaptı. Bu film, Avrupa’nın büyük şehir televizyonlarında gösterildi.
1989   Türkiye’ye kesin dönüş yaptı.
1991- 1995     İstanbul Üniversitesi Kültür Merkezi’nde resim öğretmenliği yaptı. Burada eğitmenliğini üstlendiği öğrencileriyle 1995 yılında İFAR (İstanbul Fantastik Realite) grubunu kurdu.
Üsküdar Emin Ongan Klasik Türk Musikisi derneğinde keman çalmaktadır.
1963 ‘den bu yana açtığı sergiler 150’yi geçmiştir. Çalışmalarına Moda’daki kendi atölyesinde devam etmektedir.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder