5 Eylül 2012 Çarşamba

Bando'nun sesi yakından nasıl geliyor?

Fotoğraf: Müzik Öğretmeni Tevfik Aykal ve Bando Takımı


Evin İlyasoğlu: " Cumhuriyet döneminin Anadolu’da kurulan küçüklü büyüklü bandoları da birer eğitim merkezidir. Kırsal kesimde coşkunun, elemin sözcüsü olmuş, her çeşit insanı kaynaştırmıştır."
 
Türk Dil Kurumu’nun büyük sözlüğü gelenekleri; “bir toplumda, eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, ananeler” olarak tanımlıyor. 

Geleneklerin sadece bireylerin üzerinde yaptırım gücü yok, bundan da önemlisi bir topluluğu topluma dönüştürme, aidiyet duygusunu güçlendirme özellikleri var. Doğum gelenekleri, bayram kutlama gelenekleri ve ölüye saygı gelenekleri, her toplumda birlik ve beraberlik duygusu uyandıran en önemli alışkanlıklar. 

Peki bizler bu saygı geleneği bağlamında bando müziğinin gerçek yerini ve önemini biliyor muyuz? 

Müzik eleştirmeni Evin İlyasoğlu bugün (5.09.2012) Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan yazısında önemli bazı bilgileri hatırlatıyor.  

Bando deyip geçmeyin

Evin İlyasoğlu, Cumhuriyet, 5 Eylül 2012 

Bakan Günay’ın ‘Kentte olur, ama köydeki cenaze töreninde bando olmaz’ şeklindeki yaklaşımı üzücü bir tartışma ortamı yarattı

Donizetti Paşa’nın II. Mahmut zamanında kurduğu bando, evrensel klasik müzik dilini öğrenmemizin ilk adımlarıdır. Cumhuriyet döneminin Anadolu’da kurulan küçüklü büyüklü bandoları da birer eğitim merkezidir. Kırsal kesimde coşkunun, elemin sözcüsü olmuş, her çeşit insanı kaynaştırmıştır.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın “Kentte olur, ama köydeki cenaze töreninde bando olmaz” şeklindeki yaklaşımı üzücü bir tartışma ortamı yarattı. Bando deyip geçmeyin. Bandolar ki aslında kökü taa Mehter’e dayanan müzik eğitim kurumlarıdır. Osmanlılar savaşta orduya şevk vermek için bandosunu yanında taşımış; barış görüşmelerinde ise yabancı başkentlerdeki konserlerde güç gösterisi yapan Mehter, Haydn, Mozart gibi nice besteciyi etkilemiştir. 

Donizetti Paşa’nın II. Mahmut zamanında kurduğu bando, evrensel klasik müzik dilini öğrenmemizin ilk adımlarıdır. Cumhuriyet döneminin Anadolu’da kurulan küçüklü büyüklü bandoları birer eğitim merkezi haline gelmiştir. Kırsal kesimde şenliklerin, coşkunun, elemin sözcüsü olmuş; müzik öğretmenlerinin gayretiyle her çeşit insanı kaynaştırmıştır. Buna bir örnek Gürer Aykal’ın babası, kendini eğitime adamış müzik öğretmeni Tevfik Hoca’nın kurduğu bandolardır:   

Gürer Aykal: “Babam her atandığı yörede bir müzik hareketi yaratmıştı. Ya bando kurdu, ya koro, ya küçük bir müzik topluluğu. Her çeşit meslekten insanın eline bir saz veriyordu. Örneğin Maraş’ta bir adam ayakkabıcı, ama babamın bandosunda korno çalıyor! Çalgıları herhalde çevredeki askeri bandolardan buluyordu. Kendisi her çalgıyı çalardı. Hatta bazen de akordeonla bandoyu yönetirdi.” 

Nevit Kodallı çocukluğu boyunca Mersin sokaklarında bandonun peşine takılarak polifonik müzikle tanıştığını anlatırdı.

***


Video: Mecidiye Marşı, Donizetti

Prof. Dr. Halil Değertekin, Blog, Diyarbakır Anıları: "Öbür öğretmenlerimiz arasında müzik hocası 
Tevfik Aykal ve resim hocası Turan Erol’un yeri ayrıydı."  


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder