19 Temmuz 2012 Perşembe

Kalenin Bedenleri

Fotoğraf: Bodrum Kalesi, Sualtı Arkeoloji Müzesi

Ülkemiz bir açık hava müzesi.

Kazmayı vurduğumuz, azıcık eşelediğimiz her yerden tarih fışkırıyor.

Günümüzde sanayileşmenin ve aşırı tüketimin dünyamızın bugünü ve geleceği üzerindeki olumsuz etkileri ise her geçen gün daha fazla duyumsanıyor.

Geçerli toplumsal düzende insanın yaşamını sürdürebilmesi için ekonomik döngünün de bir şekilde devam etmesi gerekiyor.

Öyleyse gelin beraber düşünelim, gerek üretimi süresince, gerekse atık haline geldikten sonra dönüştürülmesi ve depolanması çevre sağlığına ağır bir yük olan sanayi ürünlerinin yerini bir ölçüde ne alabilir yakın gelecekte?

Kültür ve sanat ürünleri olabilir mi?

Neden olmasın ki?

Mikro kültürler toplumların parmak izleri, özgün markaları. Bu değerleri siyaset sahnesindeki ayrımcılık rollerinden azat edebilir de, gerçekte ait oldukları kültür hayatının merkezine yerleştirebilir ve faydalanmayı bilirsek, toplumsal hayata ve ekonomiye çok önemli katkıları olabilir. 

Ülkemizden bir Picasso, bir Mozart ve yeniden bir Mimar Sinan çıkartabilmenin, yani geleceğe ve insana yatırım yapmanın, ne kadar önemli olduğunu anlama ya da hatırlama zamanı gelmiş olabilir mi acaba?

***









***
Photo: Bodrum Museum of underwater archeology
Turkiye is an open air museum literally.

Out of every tiny peace of earth we dig, history grows out like a wild flower.

In today’s world, marked by over-industrialization and over-consumption,  the negative impacts are felt more heartily each day.

The wheel of economy has to continue to turn in order to back up the current social system. So, let’s brainstorm on what should replace the industrial products to some extent in the near future.

Could they be the products of culture and arts?

Very probable.

Micro cultural values are fingerprints of societies. We can also call them societal brands. If we can set those value sets free from the chains of politics, they may find their correct position in cultural life.

And if we start to invest more energy and budget in fostering them, we can see the high return on the medium term.

Don’t you also think that it is time for accepting the importance of having a Turkish Picasso, a Mozart or a new Mimar Sinan in our country, through investing more in our society and the future…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder