10 Temmuz 2012 Salı

İstanbul’da ‘bir İngiliz adam’

Yaz mevsimi kat kat giysilerimizden sıyrıldığımız ve güneş, deniz, kum üçlüsünün bizi formda olmaya iyice zorladığı aylar. Beslenme ve hareket alışkanlıklarımızı gözden geçirmek için de uygun zamanlar. Beslenme alışkanlıkları toplumdan topluma büyük değişiklikler gösteriyor. Haber programlarının yüzü olarak iyi tanıdığımız,  Dr. Yasemin Bradley ve Anthony Bradley özellikle evliliklerinin ilk döneminde bu farklılıkları aşmak için epey uğraş vermişler. Gelin kanıksadığımız kimi alışkanlıklarımıza bir de İngiliz damadın gözünden bakalım:


Anthony Bradley anlatıyor: “İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nde geçen on yılım boyunca birçok yeri dolaştım. Güzelliği ve ikliminin yanı sıra tarihi ve misafirperver insanları benim tekrar tekrar Türkiye’ye dönmeme neden oldu. Ordudan ayrıldıktan sonra geçtiğim psikoterapi kariyerimde, Kosovalı mülteci hastalarımla uğraşmaktan müthiş yorulduğum bir dönemde acil bir tatile ihtiyacım olduğuna karar verdim. İyileşmek için Fethiye yakınlarındaki Huzur vadisini seçtim. Sadece ben değil, binlerce insan gibi Yasemin Özdemir de 17 Ağustos depreminden doğrudan etkilenmiş, buna rağmen bir de bu trajediyi ve sonrasının haberlerini aktarmak için uzun süre çalışmak durumunda kalmıştı. Ayrı ülkelerden olan, yaşama dair düşüncelerini değiştirme aşamasındaki iki insanın şans eseri karşılaşması… Tam bir güneş tutulmasıydı!

Artık zamanımızı Türkiye ve İngiltere arasında mekik dokuyarak geçiriyoruz. Ve birlikte Türk ve İngiliz kültürleri arasında olan farklılıkları, kültürel mayın tarlasını yavaş yavaş uzlaşarak geçiyoruz. Bence iki ülke arasındaki en dikkat çekici farklılıklardan biri de insanların yiyeceklerle ilişkisi.

Dikkatimi çeken ilk şey ikram edilen yiyecek miktarının aşırılığıydı. İngiltere’de ana yemeğin akşam yemeği olduğu, çok hafif bir kahvaltı ve öğlen yemeğinden oluşan bir yeme düzenine alışkındım. Kahvaltı ve öğlen yemeğim sadece tek çeşit yemekten oluşur ve akşam yemeğim nadiren iki çeşide çıkardı. Bu da ya başlangıç için bir çorba ya da haftada bir kez küçük bir tatlı olurdu. Oysa Türkiye’de günün herhangi bir saatinde zaten üç çeşit yemek ikram ediliyor ve tabak dağ gibi dolu oluyor.
 Türk Tony
Türk tatlılarının çoğundaki şeker bana çok fazla geliyor. Hemen her yemekte tatlı var ve hiç kimse bir taneyle yetinmiyor. Hemen her yörenin ünlü bir tatlısı var gibi ve her gittiğim yerde insanlar, bana şimdiye kadar hiç yemediğim kadar tatlı yiyeceği gururla sunuyorlar. Bu İngiltere’de çok sık görülen bir durum değil. Daha çok küçük yaşlarda annem bana tatlı şeylerin dişlerim ve sağlığım için iyi olmadığını öğretmişti. Bu mesajı okula gittiğimizde öğretmenlerimiz de sürekli tekrarladılar.

Çoğunlukla yemeklerimi evde kendim pişiririm. Sekiz yaşımda annem bana ilk yemek tarifini öğrettiğinden beri yemek yapmayı severim. Bu bana yıllar boyu bağımsız bir yaşam olanağı sundu, ama Türkiye’de yemek yapan erkeğin parmakla sayılacak kadar az olduğunu gördüm. Aynen benim gibi dünya mutfaklarından örnekleri de yapmasını bilen ve iyi bir aşçı olan arkadaşım gazeteci Coşkun Aral vb. birkaç istisna dışında, evde yemek pişiren Türk erkeği ile karşılaşmadım. Yemek yapmayı sadece bir zevk olarak değil, aynı zamanda beslenme şeklimi kontrol için bir yol olarak görüyorum. Öncelikle ne istiyorsam ve ne zaman istiyorsam yiyebiliyorum. Besin değeri düşük, aşırı yağlı hazır yiyecekleri yemek, sürekli dışarıda beslenmek zorunda kalmıyorum. Mutfağın kadına ait bir yer, yemek pişirmenin kadın işi olduğunu düşünene bir toplumda birçok bekâr erkeğin sağlıksız seçim yapmak zorunda kalacağı kesin.

Belki de “Türk Tony” fotoğrafını en iyi açıklayacak olan son gözlemim, Türkiye’de egzersiz yapmanın zorlukları, spor alanlarının eksikliği. İngiltere’de sıradan bir haftada 3 kere iki kilometre yüzer, en az bir kere tenis oynar ve her gün en az yarım saat yürürüm. Ama Türkiye’de bunun küçük bir bölümünü bile gerçekleştirmekte zorlanıyorum. Bu yüzden kaslarım azalıp, kilom artmaya başlıyor. Türkiye’de yüzme, tenis ve diğer sporları yapabilmek için, dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olan Londra’dan 10 kat kadar daha fazla ödemek zorunda kalmam beni şok etti.  


İngiliz Tony
Üstün üstlük gezdiğim birçok şehirde yolların yayaları ve bisiklete binenleri düşünerek yapılmamış olduğunu gördüm. Eğer Türkiye’de bu yollarda egzersize kalkışırsanız yaşamınız tehlikede demektir. Ben de artık Türkiye’deyken daha az yiyerek ve egzersiz olanaklarını maksimum şekilde değerlendirerek kilomu korumaya çalışıyorum.

Bir gecede sağlıklı ve formda olmak mümkün değil. Bunların birbirleriyle sinerjik olduğunu unutmadan kendiniz için ekstra zaman ayırmalısınız. Ben, yaşamda değişiklik yapmak isteyen bir insanın yapması gereken en önemli şeyin, öncelikle kafasını bu değişikliğe hazırlaması gerektiğine inanıyorum. Eğer gerçekten isterseniz gidişatı değiştirebilirsiniz. Kendi geleceğiniz için bir karar alın ve bugünden itibaren sağlıklı yaşamaya, sağlıklı beslenmeye başlayın.

***

Bradley mutfağından kolay hazırlanan,  besleyici yaz tatlıları

Konyakta bekletilmiş erik
1 kase kuru erik
1 bardak konyak

Kuru erikleri bir gece konyakta bekletin. Yanında 1 top light vanilyalı dondurma ile ikram edin.

Meyveli dondurma
2 şeftali veya 2 küçük kase çilek
1 kase yağsız yoğurt

Meyveleri yoğurtla birlikte robottan geçirip püre haline getirin.
Dondurma kaselerine koyarak buzlukta dondurun, ikram etmeden önce kısa bir süre çözülmesini bekleyin.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder