4 Haziran 2012 Pazartesi

“HALET ABLA DESTANI” -1


İsa Küçük, Halet Abla Destanı'ndan, Halet Çambel ve Nail Çakırhan için…

Altmış yıl boyunca nasıl başardılar
                Yalnızlığı
                               Umutsuzluğu
                                               Karanlığı yenmeyi

Ah! Arada ayrılıklar
                Mektuplar
                               Telgraflar
                                               Kuşlar
                                                               Kuşların ayak sesleri
Sessiz, nefessiz
Soğuk, ılık, sıcak telefon telleri
                               Arayışlar, arayışlar
Beklemeler, beklemeler, beklemeler

Dağlar
                Ağaçlar
                               Taşlar
                                               Kuşlar
                                                               Akarsular
                                                                              Dil verip söyleseler

Söyleseler ayrılığı
                               Beklemeyi
                                               Hasreti
Söyleseler kavuşmayı



İsa Küçük:   

“Bu coğrafyada destanlar genellikle erkekler üzerine yazıldı,
ya da “Destan Yazmak” erkeklere mahsustu.
Şimdi bir kadın;
Torosların içinde kuş uçmaz
Kervan geçmez bir dağ başında
Karatepe’ye gönül, Aslantaş’a ömür vermiş
Yol kesip köy basmamış bir kadın
Yaşayıp yaptıklarını taşa toprağa
Suya ateşe yazmış bir kadın
bir arkeolog.”




Bu sözlerle anlatıyor, Arkeolog Halet Çambel’i, İsa Küçük “Halet Abla Destanı” adlı kitabının arka kapağında. 

Halet Çambel, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin hayalini kurduğu, aydın Türk kadınının, seçkin örneklerinden. Bir asıra yaklaşan yaşantısında, arkeoloji alanına yaptığı katkılar çok derin. 

Zengin yaşam öyküsünü bir yazıya sığdırmanın mümkün olmadığı Çambel’in kişiliğini ve alanında yaptığı üstün hizmetleri, Mehmet Özdoğan ve Nezih Başgelen’in uzun yazısını kaynak olarak kullanarak aktaracağım.

Kültür ve Turizm Bakanlığı 2010 Yılı Kültür-Sanat Büyük Ödülü’ne Türkiye Arkeolojisi’nin öncü kuşağından Prof. Dr. Nimet Özgüç ile birlikte layık görülen Prof. Dr. Halet Çambel, 1916 yılında Berlin’de dünyaya geldi. Amerikan Kız Koleji’nden mezun olduktan sonra, Fransız hükümetinin bursu ile yüksek eğitimini Paris’te Sorbonne üniversitesinde alan Çambel, arkeoloji alanında dünyanın ünlü hocalarından pek çok ders almıştır. 

1938 yılında doktora çalışmasını yaparken, İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması nedeniyle Türkiye’ye dönmek zorunda kalmıştır. 1940 yılında, geliştirdiği çevreye saygılı mimarlık çalışmalarıyla, mimarlık eğitimi görmediği halde, Ağa Han Mimarlık Ödülünü almaya hak kazanan ilk kişi olan, gazeteci, şair Nail Çakırhan ile evlendi. 

1943 yılında Kırşehir Hashöyük’te bir kontrol kazısı yapan Çambel, 1944’te doktora çalışmasını, 1947’de de doçentliğini verdi. 1946 yılında Adana Müzesi Müdürü Naci Kum ile birlikte Kadirli yakınlarındaki Karatepe-Aslantaş’ı bularak, olağanüstü bir kazı çabası ile binlerce parça yazıt ve eser gün ışığına çıkarttı. 

1952 yılından sonra, bulunan parçaların birleştirilmesine başlanmış, Roma Merkezi Restorasyon Enstitüsü’nün uzmanları ile birlikte çalışılmış, ortaya çıkan eserlerin öz ortamında sergilenmesi için, kendi türündeki ilk Açık Hava Müzesi kurularak, ören yerinin çevresindeki ormanlık arazi de Milli Park ilan edilerek korunma altına alınmıştır. 

Çambel, bölgede Arslantaş Barajı’nın yapımı sırasında, Baraj Gölü yüzünden sular altında kalacak olan Kumkale’nin kurtarılma kazısını da gerçekleştirmiştir. 

1966-1971 yılları arasında oluşturduğu öğrenci ekipleri ile Adana, Hatay ve İçel illerinde yaptığı kapsamlı eski eserler taramış, Mersin-Anamur sahil şeridindeki ören yerleri için koruma önlemleri alınmasını sağlamıştır.

Aynı yıllarda Keban Barajı’nın yapımı sırasında saptanan tarihi eserlerin kurtarılması amacıyla, ODTÜ Keban Bölgesi Tarihi Eserleri Kurtarma ve Değerlendirme Projesi’nin kuruluşuna katılmış, Keban’ın devamı olarak 1974’te kurulan Aşağı Fırat Projesi’ne de katkı vermiştir. 

1976’da ODTÜ, Çukurova ve Hacettepe üniversitelerinde görevli bazı fizikçi ve kimyacılarla işbirliği yaparak, İstanbul, İstanbul Teknik ve Boğaziçi üniversitelerindeki ilgili uzmanların da katılımıyla TÜBİTAK’a bağlı bir Arkeometri Ünitesi’nin kurulup faaliyete geçmesinde de faal bir rol oynamıştır.


Prof. Dr. Çambel 1954’ten beri Union Internationale des Sciences Prehistoriques et Protohistoriques (CIPSH) Conseil Permanent’in Türkiye üyesi ve 1964’ten beri de Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün asli üyesidir. 1979 yılında American Philosophical Society’ye ilk Türk üye olarak seçilen Halet Çambel, 1986 yılında da İtalyan Adelaide Ristori ödülünü almıştır.

1984 yılında, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Prehistorya Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan yaş haddi nedeniyle emekliye ayrılmıştır. Karatepe’deki çalışmaları emekli olduğundan bugüne kadar kesintisiz şekilde sürmektedir. 

2005 yılında Adanalı’lar büyük bir kadirşinaslık göstererek Karatepe’de Kazıevi’nin önüne Çambel’in bir büstünü dikmişlerdir. Çambel aynı yıl Hollanda Kraliyeti Prens Claus ödülünü almıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder