5 Nisan 2012 Perşembe

Sakla Samanı, Gelir Zamanı...

Türkçe deyimler ve atasözleri yönünden zengin bir dil. Yüzlerce, binlerce yılın bilgeliğinden, tecrübesinden süzülerek gelmiş cümleler, kimi zaman geniş ve uzun bir durumu en fazla 8-10 kelimenin içinde özetleyiveriyor bize. Peki, her şeyi az ve öz sevmeyen, kendilerince kıymetli buldukları şeylere sıkı sıkıya bağlanıp, sürekli sayısını arttırmak isteyenlere ne demeli? Bence iyi ki varsınız demeli, ne de olsa onların bu merakı sayesinde, koleksiyonculuk gibi önemli bir kavram giriyor hayatımıza.

Sözlük anlamına bakarsak, koleksiyonculuk ilgi duyulan bir konuya ait çeşitli nesneleri toplama ve saklama alışkanlığına verilen isim. Her yaşta yapılabilen koleksiyonculuk, kimileri için boş zamanlarını anlamlı bir şekilde doldurmaya yarayan eğlenceli bir uğraşken, kimileri içinse bir ucu ticarete varan karlı bir alışveriş. Pullar, eski paralar, sanat eserleri en çok koleksiyonu yapılan objelerden. Bir de alışılmamış şeylerin koleksiyonlarını yapanlar var.

Fotoğraf: Film, The Collector, 1965

Fotoğraf: 5000 kalıp sabun biriktiren emekli İngiliz

Koleksiyon yapmak özellikle de ufak çocuklar için çok öğretici bir etkinlik. Pul koleksiyonu sayesinde ülkeler, hayvanlar, ağaçlar gibi pek çok konuyu eğlenerek öğrenebilmek mümkün. Kişiye araştırmak, sabır, disiplin, değer verilen şeyleri özenle korumak gibi olumlu özellikler kazandıran bu uğraş, günümüzde gelişen iletişim fırsatları sayesinde, dünyanın dört bir yanından ortak zevkleri paylaştığınız arkadaşlar kazandırmaya da yarıyor. Yaşam boyu elle tutulabilen objelerin yanı sıra; dostlar, sevgiler, mutlu anlar gibi pek çok elle tutulamayan güzelliklerden de dev koleksiyonlar oluşturmanızı dilerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder