7 Ocak 2012 Cumartesi

SUÇ VE CEZA VE SEVGİ

24 saat geride kaldı. Cuma gecesinden beri iki kavram üzerinde düşünüyorum aralıksız. Suç ve ceza, ceza ve suç. Suç nedir, ceza niye verilir? Bu soruyu sadece ben sormuyorum kendime. Çevreme dikkatle bakıyorum, bilgisayarımda önüme akan mesajlar, dolaştığım sokaklarda kapı önlerinde sohbet eden esnaf, bindiğim minibüslerde fısır fısır konuşan ev hanımları. Herkes aynı soruyu soruyor, güzel memleketimizde neler oluyor?


Fotoğraf: Anonim, Adalet Heykeli, İngiltere

Suç ve ceza insanlık tarihiyle yaşıt konular. Toplu yaşamın ayrılmaz bir parçası adeta. Bu konu üzerine yazılmış sayısız kitap, yüzlerce oyun ve film var. Gerçek suçlular, suçlanan suçsuzlar, gizli suçlular. Bu farklı karakterlerin aralarında yaşanan gerilimler ilerde de pek çok sanat eserine ilham verecektir.

Anlam yönünden baktığımızda ise Türk Dil Kurumu suçu, ahlaka, törelere veya hukuka aykırı davranış olarak tanımlıyor. Ceza ise bunun karşılığında suçlunun yapmak zorunda olduğu can sıkıcı eylem. Bu tanımda eksik çok önemli bir nokta var. Ceza suçluya yüklenen bir sıkıntı değil, olumsuz hareketi olumluya çevirme motivasyonu olmalıdır. Ve ceza davranış karşılığında verilir, davranış ihtimali değil. Bunların üzerinde düşünüp, çevremdekilerle konuştukça anlıyorum ki, bizleri rahatsız eden en önemli şey, suça değil suç ihtimaline karşılık ceza verilmesi.

Güzel ülkemde hoyrat rüzgarlar estikçe benim de içim üşüyor ve kendime soruyorum. Olası suçlular mı burada tutsak edilen, yoksa masumların birlik duygusu, geleceğe güveni ve umudu mu? Tarihin ibret sayfalarında yerini alacak fırtınalı günlerde, gemimizi kıyıya hasarsız yanaştırabilmek, farklı toplum kesimleri olarak kopmamak için, atılacak en sağlam demirin sevgiden yapıldığını düşünüyorum yine de. Vatanımızı, birbirimizi, coğrafyamızı koşulsuz sevebilmek için büyük bir gayret göstermeliyiz, çünkü sevdikçe, merhamet, merhamet ettikçe anlayış gelir, farklılıklar ortadan kalkar, sınır zannettiğimiz dikenli tellerin çiçekli sarmaşıklara dönüştüğünü görürüz bir anda.
Bu gri, bitmek bilmeyen geçiş günlerinde dokunaklı bir sevgi hikâyesiyle ısıtalım üşümüş yüreklerimizi…




http://www.adalet.gov.tr/
http://vardiyabizdeplatformu.com/
http://tutuklugazeteciler.blogspot.com/
http://bjs.ojp.usdoj.gov/content/ijs.cfm Uluslararası adalet istatistikleri

***
CRIME AND PUNISHMENT AND LOVE
It has been only 24 hours. Two concepts cross my mind, I think on them like obsessed. Crime and punishment, punishment and crime. What is crime, why and when do we punish? I am not the only one, who is asking this question. I look around carefully; messages streaming from my computer screen, small shop keepers, sitting in front of their tiny stores, housewifes murmuring nervously in city busses. Everybody is asking the same questions, what in the world is happening in our beloved country.

Crime and punishment have always been issues for mankind. It is an inseperable part of communal life. There are a huge number of books, hundreds of plays and movies. True criminals, accused innocents, hidden criminals. Tension among those characters will inspire many more work of art for sure.

Let’s take a look at the dictionary. Crime is an act against moral principles, traditions or justice. Punishment is a troubling or boring act that the criminal should do. Though there is an important point missing. Punishment should be an invitation to act positively, not only a burden. And we punish acts not the probability of an act. The more I talk with people around me, the more it becomes clearer. What bothers us is not the prospects of punishment for criminal acts, punishment for probabilities is worrying us.

I shiver by the wild winds in my beautiful country and ask myself. Do we imprison real criminals or the solidarity among innocents, their confidence in the future and their hopes? These cases will be closed in our hearts and history will be the unfailing judge of all. While cruising in wild seas, love will be the only anchor to keep us on the shore safely. We should continue loving our country, each other and our special geography. We all know very well, love will call for mercy, mercy will call for empathy, so-called differences will disappear and we witness how barbed wires on boundries turn to blossomed ivies.

Let’s hear a touching love story to warm up our hearts, while marching through seemingly never ending, cloudy days...


Bağlantı http://www.adalet.gov.tr/ Ministry of Justice, Turkey/Turkiye
http://vardiyabizdeplatformu.com/ Imprisoned army members families Turkey/Turkiye
http://tutuklugazeteciler.blogspot.com/ Imprisoned Journalists, Turkey/Turkiye
http://bjs.ojp.usdoj.gov/content/ijs.cfm International Justice Statistics

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder