30 Kasım 2011 Çarşamba

Dünya Çocuk Kitapları Haftası İstanbul'da Kutlandı



Afiş: Cansu Kaykaç


http://www.tothagency.com/Cansu/index.html


“Dünya Çocuk Kitapları Haftası”, 21 – 27 Kasım 2011 tarihlerinde, İstanbul’daki halk ve çocuk kütüphanelerinde düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul İl Müdürlüğü işbirliği ile düzenlenen “Dünya Çocuk Kitapları Haftası” kutlama programı kapsamında, yaklaşık dört milyon çocuğun yaşadığı İstanbul’da, çocuklarla kitap ve kütüphanelerin buluşması gerçekleştirildi.

Haftayla ilgili daha detaylı bilgiye şu adresten ulaşılabilir. http://www.cocukkitaplarihaftasi.org/



Kütüphaneleri Seviyorum’u duydunuz mu?

Kütüphaneleri Seviyorum bilgi platformu olarak, kamuoyunun ve yetkililerin dikkatini kütüphanelere çekerek modern kütüphane ve bilgi hizmeti konusunda bilinç ve duyarlılık oluşturmak için çalışıyoruz. Daha fazla bilgi için aşağıdaki adresleri ziyaret edebilirsiniz.

Bu haftanın sorumlu vatandaşlık ev ödevi, semtimizde bir kütüphane olup olmadığını araştırmak, eğer bulabilirsek bu kütüphaneye üye olmak ve yaşadığımız tecrübeleri paylaşmak. Ziyaret ettiğiniz kütüphaneler ile ilgili değerli görüş ve önerilerinizi bekliyoruz.

http://www.kutuphaneleriseviyorum.org

https://twitter.com/#!/kutuphanesever

27 Kasım 2011 Pazar

BÖYLE GELMİŞ, BÖYLE GİTMEYECEK...

Fotoğraf: Fotoğrafçı bilgilerine ulaşılamadı.

“Esin perisi denilince gözümün önüne altı balık, üstü kız olan denizkızı gibi bir havakızı geliyor;

Esin perim yok ama, benim de esin cinim, esin cadım, esin devanam var. Benimkilerin yarısı kuş, yarısı kız değil, olsa olsa onda biri insan geri yanı canavar. Omzuma tünemiş, sırtıma binmiş, ben altta iki büklüm, kan ter içinde, yorgun, bitik... Hem benim esin cinim, esin cadım bitane değil, sürü sürü... İkisi inse, üçü biniyor sırtıma.

Benim sırtıma binmiş, üstüme çullanmış olan esin cadıları, esin cinleri, esin canavarları durmadan buyuruyor, zorluyor, azarlıyor:

Benim esin cinlerim, cadılarım, canavarlarım: Kira isteyenlerim, para isteyenlerim, alacaklılarım, bitürlü bitip tükenmeyen gereksinimler.”

Aziz Nesin’in öz yaşam öyküsünü anlattığı Yol, Böyle Gelmiş Böyle Gitmez’in birinci cildinin arka kapağında yer alıyor ustanın bu sözleri.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Aziz_Nesin

1915 yılında Heybeliada’da dünyaya gelen Nesin, dünyada eserleri yabancı dillere en çok çevrilen 4. Türk yazarı. Daha çok mizah alanındaki yazıları, hikâyeleri ile tanınan Nesin’in dramatik öz yaşam öyküsü ve tiyatro eserleri de hikâyeleri kadar renkli ve zengin.

Gözünü budaktan sakınmayan dili ve kalemi yüzünden, yaşantısı boyunca birçok kez haksız yere toplumsal, hukuksal ve fiziksel saldırılarla karşılaşan Nesin, yine de doğru bildiğini söylemeye devam etmiş, Türk toplumunun gelenekselleşmiş ve kurumsallaşmış yanlışlarına düşünceleriyle, korkusuz kalemiyle yılmadan başkaldırmıştır. Yazarın Türk insanına duyduğu sorumluluk sahibi sevgi, bir ananın evladına beslediği karşılıksız, koşulsuz ama yanlışlarına da göz yummayan, kararlı sevgisine büyük benzerlik gösterir.

Fotoğraf: Fotoğrafçı bilgilerine ulaşılamadı.

Nesin Usta’nın, yaşantısına yön veren bir diğer önemli duygu da, toplumdan aldıklarının misliyle topluma geri verme isteğidir. 1973 yılında temelini attığı Nesin Vakfı bu çabasının bir sonucudur. Kimsesiz veya muhtaç çocukların sıcacık bir yuva ortamında büyüyerek, hazır olduklarında hayata atılmaları için çalışan Vakıf, bugün de 42 çocuğu çatısı altında yetiştirmektedir. Vakıf ekonomik çarkını, Nesin’in kitaplarından elde edilen telifler ve bağışçılardan aldığı katkılarla döndürmektedir. Ustanın hayata gözlerini yummasından sonra Vakfın yönetimini oğlu, değerli Matematikçi, Ali Nesin üstlenmiştir.

Aziz Nesin’in sanat konusunda yazdığı yazılardan derlenen en son kitabı, Sanat Yazıları bu hafta başında satışa sunuldu. Türkiye’de sanatın geçtiği yolları, gerçek bir aydının kaleminden okumak isteyen herkese tavsiye edilebilir.

http://www.idefix.com/kitap/sanat-yazilari-aziz-nesin/tanim.asp?sid=DO5MQS46DY3YJI3Z1IL2#.Ts89YdP2V6o.twitter

Kısa kısa:

Nesin Vakfı http://www.nesinvakfi.org/egitim.php

Bağış için hesap bilgileri http://www.nesinvakfi.org/bgshsplr.php

Ali Nesin http://www.alinesin.org/

Matematik Köyü http://matematikkoyu.org/koy/fikir

24 Kasım 2011 Perşembe

Öğretmenim, Canım Benim, Canım Benim...



“Sensiz bir hayat, Köksüz bir ağaç,

Sensiz bir hayat, Kör sağır insan,

Sen toplumun temel taşı, İçimizin nurlu ışığı,

Kim diye sorarlarsa öğretmenimdir benim. “

9 yaşındayken çocuk kalbimde öğretmenime beslediğim sonsuz sevgim (ve bir de sınıfımıza katılan yeni öğrenciye olan ilgisini paylaşamayıp bir hayli kıskanmam) yazdırmış bu satırları bana. Amatör şairliğim bu şiirle başlamış, bu şiirle bitmiş ne yazık ki. O tarihten sonra kimseye böyle kutsal, katıksız bir sevgi duymamışım kalemimi şiire veya yazmaya oynatacak kadar.

Şaka bir yana, ailelerimizden sonra, hayatımızdaki ilk önemli kişi kim diye düşündüğümüzde, kişiliğimizi şekillendiren, gelecek hayallerimize yön veren, yanıt çok açık ve net duyuluyor: ÖĞRETMENLERİMİZ, özellikle de ilkokul öğretmenlerimiz. 2011 yılının çağdaş Türkiye’sinde atama kıskacına takılıp kalmış, geçim derdi yüzünden bunalmış öğretmenlerimiz.

Bugün çağdaş ülkelerin eğitim bütçelerine, okullaşma oranlarına, öğretmen sayılarına ve öğretmen maaşlarına yakından bakınca, ülkemiz için alınacak ne kadar uzun bir yol olduğunu çok daha iyi görüyoruz.

Nitelikli öğretmenler yetiştirilmesi, öğretmenlerin maddi haklarının iyileştirilmesi, yaratıcılıklarının ve gelişimlerinin desteklenmesi, sınav-dershane sisteminin neden olduğu iki başlılığın ortadan kaldırılması, özel okullarla devlet okulları arasındaki imkân farklarının en aza indirgenmesi, ülkenin her bölgesinde, oraya özgü sosyo-ekonomik şartları göz önüne alan, birbirine yakın eğitim standartları elde edilmesi, coğrafi açıdan elverişsiz noktalarda, teknoloji destekli uzaktan eğitim fırsatlarının yaratılması gibi birçok alt başlık var eğitim konusuna eğilirken. Her biri de tek tek incelemeye, üzerinde düşünmeye değer. Bu saydığımız görevler daha çok ulusal ve yerel idarelerin sorumluluğunda.

Pekiyi, bu konularda katkıda bulunmak isteyen bireyler nasıl bir yol izlemeli o zaman?

Eğitim konusuna sahip çıkmak isteyen, sorumlu bireyler mahallelerindeki devlet okulları, halk eğitim merkezleri ile daha yakın bir ilişki kurmalı. Okulların, kursların ihtiyaçları doğrultusunda ellerinde bulunan veya çevrelerinden temin edebilecekleri bilgi veya maddi desteği bu okullarla paylaşmalılar. Böyle bir yaklaşım orta vadede özel ve devlet okulları arasındaki eğitim kalitesi farkının azalmasına hatırı sayılabilir bir etki edecektir.

Öyleyse 2011 Öğretmenler Gününde bunu bir ev ödevi olarak kabul edelim. İkinci yarıyıl başlamadan önce, her birimiz mahallemizdeki, sokağımızdaki bir devlet okulunu ziyaret edelim ve bize tavsiye edilen bir sınıfla daha yakın bir ilişki kuralım. Elimizde olan imkânları olmayanlarla da paylaşalım, beraberlik içinde büyüyelim, güçlenelim.

Şu gerçeği unutmayalım. Özel ve devlet adı altında giderek arası açılan, iki farklı kalitede eğitim sisteminden geçen çocuklarımızın arasındaki düşünsel farklar da giderek artacak, yarın hayata atıldıklarında birbirlerini anlamayı güçleştirecektir.

İşte bu yüzden eğitim ve eğitimde denklik konusuna bireyler olarak dikkatle eğilmeli ve gerekli temelleri bugünden atmalıyız. Bu çalışmalarla ilgili ilginç ve yüz güldüren hikâyelerinizi yollarsanız, yeri geldikçe yayınlar, üzerinde tartışır ve yeni fikirlerin oluşmasına katkıda bulunabiliriz.

Fotoğraf: Anonim

Öğretmenlerimizden, Kısa Kısa:

Ataması yapılmayan öğretmenler platformunun kurucusu Şafak Öğretmen’in hikayesi, 10.06.2011

http://www.sabah.com.tr/Yasam/2011/06/10/bay-yasam-savasini-kaybetti

Öğretmenler Ankara’ya yürüdü

http://gundem.milliyet.com.tr/atama-bekleyen-ogretmenler-baskentte/gundem/gundemdetay/19.11.2011/1464917/default.htm

Bilgi sitesi, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası

http://www.egitimsen.org.tr/

Öğretmenlerin Sorunları, 20.11.2011

http://www.kamudanhaber.com/egitim/ogretmenlerin-sorunlari-bitmiyor-h28489.html

Atanamayan Öğretmenler Platformu

https://www.facebook.com/atanamayan.ogretmenler.platformu?sk=wall

12. KPSS intiharı, Atanamayan öğretmenler

http://www.youtube.com/watch?v=kziflaiL7xA