12 Eylül 2011 Pazartesi

SANAT TOPLUM İÇİNDİR. SANAT SANAT İÇİNDİR. SANAT KİMİN İÇİNDİR?

Lise yıllarında edebiyat derslerine hevesle katılanlar sıcak tartışmaların kapısını açan bu konuyu mutlaka anımsarlar. Sınıf ikiye bölünür, fikirler sertçe çarpışır. Her iki tezi de destekleyen görüşler ileri sürülür. Zil çalar, ders biter, kantinde dostluk çayları ısmarlanır, ama tartışmalar kesin bir sonuca varmaz.



Bugün ülkemizde gerek sanat eğitimi, gerekse sanat üretimi konusunda tehlike çanlarının kuvvetle çaldığı ortada. http://www.egitimsen.org.tr/ Devlet okullarında müzik ve resim derslerinin azaltılması, branş öğretmeni atamalarındaki gecikmeler, kitle iletişim araçlarında sanat programlarının sayı ve içerik yönünden yetersizliği, çağdaş sanat ürünlerinin toplumun geniş kesimlerince anlaşılamaması karşılaştığımız başlıca sorunlar.

Dünya genelinde de eğitime ayrılan bütçelerin sürekli daralması benzer acı tabloları beraberinde getiriyor. Söz konusu daralmanın sanat alanına yansıyan olumsuz etkileri ile inançla mücadele eden bir çok sivil toplum örgütü ve gönüllüler mevcut.

Ülkemizde bu çabaların son yıllarda daha çok müzik alanında yoğunlaştığı söylenebilir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Devlet Sanatçıları Güher ve Süher Pekinel ile birlikte gerçekleştirdiği Orff-Schulwerk projesi, http://www.pekinel.com/orff-schulwerk-project.php?lang=tr, İKSV tarafından ilk adımı atılan El Sistema projesinin yerelleştirilme girişimi

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetayV3&ArticleID=1059440&CategoryID=82, değerli keman virtüözü ve İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Cihat Aşkın tarafından yürütülen CAKA Keman Okulu http://ankaracaka.com/index.php?option=com_content&view=article&id=101&Itemid=141 Edirnekapı’da 6 yıl önce temeli atılan ‘Barış İçin Müzik’ girişimi http://siddetekarsimuzik.org/index.php, Seyrantepe Otosanayi mahallesine bir klasik müzik festivali kazandırma fikriyle yola çıkan ve bugün büyüyerek üçüncü yılını kutlayan ‘Genç Klasikçiler Festivali’ http://www.gencklasikciler.org/ ilk akla gelenler.

Orta vadede çalışmaların meyvelerini toplayabilmek için bu tür girişimlerin diğer sanat dallarına da etkin bir şekilde yayılması çok önemli. İşte bu noktada ‘Sanat Okuryazarlığı-Art Literacy’ diye ifade edebileceğimiz bir kavramla karşılaşıyoruz. Türkçe literatürde henüz yerleşmemiş bu terim, bildiğimiz okur yazarlıktan farklı olarak çocuklara ve yetişkinlere ‘sanatı anlamak ve sanat yapmak’ becerisini kazandırıyor. Amerika’da böyle bir program güzel sanatlar fakültelerinin danışmanlığı çerçevesinde hayata geçiriliyor ve hatırı sayılır başarılar elde ediliyor. http://artslit.org/home.html

Aslına bakarsak sanat dediğimiz şey, insanın özünden doğan, kendini ifade etmeye zorlayan ve dizginlenemeyen bir soylu dürtü. İnsanı hayvanlardan ayıran, dünyada kalıcı bir iz bırakmasını sağlayan yegane özellik. Öyleyse diyebiliriz ki, sanat benim, bizim, hepimiz için. Üzerimize düşen içimizde gizli kalmış sanat duygusunu ortaya çıkarmak ve işlemek. Bunun yollarını önümüzdeki hafta ele alacağız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder